Türkiye'nin en büyük Halk Oyunları sitesi, www.HALKOYUNLARIM.com 'a Hoşgeldiniz. Siteye üye değilseniz,buraya tıklayarak 30 saniyede üye olabilirsiniz.


Türk halk oyunları Halk Oyunları Halk Oyun Halk Müziği Halk Dansları Folklor Efe Seymen Zeybek Kızan Kafkas Kolbastı Halkoyunları SEYİRLİK OYUNLAR Seyirlik Oyunlar Yazılar sivas yöresi köy seyirlik oyunlarında...
kayıt ol

   

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Arama
Alt 04.04.07, 15:25   #1 (permalink)
Site Yöneticisi ve Kurucusu
zaman - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Durum: Görünmez
Üyelik tarihi: 03.04.07
Mesajlar: 324
sivas yöresi köy seyirlik oyunlarında...

SİVAS YÖRESİ KÖY SEYİRLİK OYUNLARINDA HALK BİLİMSEL
ÖĞELER VE CİNSELLİK

*Yrd.Doç.Dr. Zekiye ÇAĞIMLAR
*Çukurova Üni. Eğitim Fak. İlköğretim Böl. Öğretim Üyesi

İnsanoğlu doğar doğmaz, yeme, içme, korunma ve barınma içgüdüsü yüzünden
doğa olayları ile karşılaştı. Zaman içinde doğanın kendi içindeki varlıklarını tanıdı. Bu
tanıma, insanoğlunu evrendeki varlıklarla, maddi ve manevi bir bağ kurmasına neden
oldu. Bu bağın ilk aşaması da “taklit” olmuştur. Yaşayabilmek için avlanan ve avlandığı
hayvanın ruhunu kovduğuna inandığı için de etrafında ettiği dansın taklit edilmesi,
çeşitli doğa olaylarına karşı gösterdiği tepkinin ya da doğa olaylarının yansıtılmasının
oluşturduğu taklitler böylece ilk dram sanatının çekirdeğini oluşturmuştur. Mistik bir
özellikle başlayıp sonra törensel boyuta gelen dramların bir kısmı, zaman içinde
evrimini sürdürerek “oyun” özelliğini almıştır.
İnsanlığın taklitle başlayan, ilkel düşünüşten mitosa ve oradan zihinsel
düşünceye varan inançlara ve törenlere bağlı temsillerin Türkler arasında da olmaması
imkansızdır. Eski Türklerin sosyal yaşantısı içinde yer alan Totemizme ve Şamanizme
bağlı temsil niteliği taşıyan şölen(kurban ziyafeti), sığır(genel av törenleri) gibi
kökleşmiş ve sistemleşmiş törenler dram sanatının da kaynağını oluşturmuştur(1). Orta
Asya’dan Anadolu’ya göç eden Türkler, zaman içinde gelişip sistemleşmiş dram
sanatını da kültürleri içinde taşıyarak getirmişlerdir. Dram sanatı Anadolu’da gelişimini
Türklerin bu coğrafyada karşılaştıkları ve yaşadıkları kültür etmenleri çerçevesinde
oluşturmuştur. Bu etmenler 1. Yer, 2. Soy, 3.Osmanlı İmparatorluğu, 4.İslâmiyet,
5.Batılılaşma olarak gruplandırılabilir (2).
Anadolu’da yaşamış eski uygarlıkların da, Türk kültürünün ve Türk tiyatrosunun
oluşmasında büyük etkisi vardır. Köylerin yüzyıllar boyunca, kentlerden kopuk olarak
yaşamlarının sürdürmeleri nedeniyle, eski uygarlıklardan gelen bir çok törenler
günümüze kadar korunabilmiş, Türk köylüsünce sürdürüle gelmiştir. Bu bolluk törenleri
ve seyirlik oyunlarının gereçleri, anlamları, amaçları zamanla değişmişse de
geleneklerine sıkı sıkıya bağlı Türk köylüsü bunları saklayıp korumakta titizlik
göstermiştir. Bu yer faktörü gibi soy faktörü de Türk soyunun Türkçe konuşması, Orta
Asya ve şaman inançlarının Anadolu Türklerinin kültürlerine taşımasını sağlaması
yönüyle etkili olmuştur. Türkler Anadolu’ya gelirken dinlerini değiştirmişler ancak
dillerini korumuşlardır. Bugün yaygın biçimde kullanılan “oyun” sözcüğü de Orta
Asya’dan gelmektedir. Osmanlı İmparatorluğu’nun üç kıtada kurdukları imparatorluk
içinde yaşayan çeşitli halkların ve etnik grupların kültür alış verişi, Türk dram sanatının
gelişmesinde önemli unsur olmuştur. Türklerin İslâmiyet’i benimsemesiyle de, İslâm
kültürünün etkisi altına girmesi ya da en azından etkilenmesi kaçınılmazdır. Böylelikle
İslâmiyet’in kabulüyle yalnızca dinsel kültür değil, buna bağlı olarak İran ve Arap
kültürü de Türkler üzerinde etkili olmuştur. Ancak dinin etkisi, getirdiği çeşitli
konulardaki yasaklar açısından , Türk dram sanatında geliştirici değil, geciktirici bir
unsur olmuştur. Batılılaşma ise Türk dram sanatının günümüzdeki uygulanışında en
önemli unsur olmakla birlikte, konumuz olan köy seyirlik oyunları açısından etkili
olduğunu söylemek güçtür(3).
Köy seyirlik oyunları, daha çok köy çevrelerinde, yılın belirli günlerindeki
törenlerle, düğünlerde, eğlence amacıyla kış gecelerinde oynanan dramatik bir kanava
üzerine kurgulanmış oyunlardır. Anadolu’da köy seyirlik oyunları, kış yarısı
hayvanların yavrulaması, bitkisel yaşamın uyanması ya da uykuya dalması, hayvanların
çiftleşmeleri gibi olgulara yönelmiştir. Törenler ya kışın geçmesi yani ölmesi ya da
yazın bitiminde yani ölümünde görülmektedir. Kışın öldürücülüğünü ve yazın
kuraklığını değiştirip, baharla yaşam getiren Ana-Gelin’ne Sümerler’de , Akadlar’da da
rastanıyor. Ana-Oğul, Astarte-Adonis, İsis-Osis’dir. Anadolu köy seyirlik oyunları, ister
bu bolluk törenlerinin kalıntısı olsun, ister bu kalıntıların sonradan biçim, öz, amaç
değiştirmiş çeşitlemeleri olsun, isterse de daha çok şakalaşma, oyalanma için önceki
örnekler uyarınca sonradan düzülmüş oyunlar olsun, Anadolu’da bunların tümüne
“oyun çıkarma” denmektedir. Bu oyun çıkarma geleneği için önemli bir nokta, öz tem
olarak Anadolu’da aynı konu ya da izleneğin çeşitli yerlerde çok önemsiz farklarla
oynanır olmasıdır. Bunun nedeni, ritüele dayanan oyunların evrensel söylence ve
simgesel sözlü gelenekten kaynaklanmasıdır (4).
Köy seyirlik oyunlarında, genellikle oyuncular profesyonel değildir. Bu iş için
belirli oyun yerlerine rastlanmaz. Ancak kılık değiştirme, kişileştirme, maskeler, müzik,
kimi doğmaca, kimi ritüel gereği kalıplaşmış söyleşmelere rastlanır. Köy seyirlik oyunlarının çoğunluğu çevre hayatından alınan konulardan oluşur. Bunlar oyuncular
tarafından kurgulanır. Yazılı metin olmadığı için de doğaçlama şeklinde oynanmaktadır.
Köy seyirlik oyunlarının oyuncuları genelde erkeklerdir. Bununla beraber çok
basitleşmiş şekilleriyle çocukların geleneklerine girmiş olanları, artık dram öğelerini
yitirmiş olarak bulunduğu gibi bazı kadın toplantılarında (özellikle düğünlerde),
kadınların kendi aralarında çıkardıkları oyunlar da vardır. Erkeklerin oyunlarında kadın
rollerini ses ve kılık değiştirmiş erkekler oynarken, kadın oyunlarında da erkek rolleri
aynı şekilde kılık ve ses değiştirmiş kadınlar tarafından oynanmaktadır. Köy seyirlik
oyunlarının pek çoğuna çalgı takımı da katılır. Erkeklerin oyunlarında ağırlığı davul-
zurna alırken, kadın oyunlarında daha çok kullanılan tef ya da darbukadır. Müzikler
oyunların belirli bölümlerinde vardır. Bütün bu sıralanan özellikleri şıklarla belirtecek
olursak şu şekildedir :
1. Sahnesiz tiyatrodur
2. Yazılı bir metni yoktur belli bir kanava konu etrafında oynanır
3. Şarkı, dans ve söz oyunları başlıca niteliklerindendir
4. Gerçekçi değillerdir
5. Açık biçim, göstermeci, soyutlaştırma gibi belirli yöntemleri vardır
6. Kişiler karakter boyutu göstermez, kalıplaşmış tiplerdir
7. Oyunların düğün, bayram gibi belirli günleri ya da ilkbahar, sonbahar gibi belirli
dönemleri vardır
8. Doğuşu ritüeldir (5)
İçeriklerine ve sahneleniş
biçimine göre köy seyirlik oyunlarını
gruplandırdığımızda ise:
1.
Güldürücü
2. Acıklı
3. Sessiz (samıt, lâl)
4. Bebek (kukla)
5. Hayvanları taklit oyunları şeklindedir
Köy seyirlik oyunlarının büyük bir çoğunluğunu güldürücü oyunlar
oluşturmaktadır. Bu oyunlarda, eğlenmek ve vakit geçirmek düşüncesine uygun olarak
güldürme, alay, mizah, eleştiri, hiciv göze çarpar. Güldürürken ders veren didaktik
konularla trajedi unsuru taşıyanlar da aynı amaca yöneliktir. Bir çeşit pandomim niteliği
taşıyan sessiz oyunların örneği çok azdır. Bebek oyunları ise günümüzde çok sık
karşılaşılan bir oyun türü değildir. Daha çok çocukları oyalamak için ya da çocukların
kendi aralarındaki eğlencelerinde kalmıştır. Köy yaşamında insanlar kadar önemli olan
hayvanlar, seyirlik oyunlar içinde de önemli yer tutmaktadır. Bu oyunlar genellikle
hayvanları taklide yöneliktir. Taklit edilen hayvanlar vahşi hayvanlar olabilir. Bunlar
ayı, domuz, tilki, kirpi, kartal gibi hayvanlardır. Evcil hayvanlardan da en çok
kullanılanı keklik, ceylan, deve, at, eşek, katır, koyun, keçi, köpek, inek, tavuk ve
kazdır. Bu hayvanları oyuncular taklit ettikleri gibi, oyunun gereğine göre canlı
hayvanlar da oyunun içinde yer alabilirler (6).
Köy seyirlik oyunlarının nitelikleri ne derece sade olursa olsun, çevrenin sahne
hayatına olan ihtiyacını karşılamak, kusurları ortaya koymak suretiyle düzeltilmesini,
meziyetleri övmek suretiyle de yaygınlaşmasını sağlamaktadır. Böylece toplumsal
düzen anlayışını sosyal ve geleneksel işleyişi eğlendirirken öğretme işlevini üstlenmiş
olur. Bir yerde köy seyirlik oyunları bireyleri bir araya getirirken, toplumsal bağı
güçlendirip, doğayla barışıklığı sağlarken kişi kadar toplum için doğanın da önemini
vurgulamaktadır.
Köy seyirlik oyunları, köyde herkesin katkılarıyla hazırlanan bir tören niteliğindedir.
Genel olarak oynanacak oyunun kanavası önceden belli olduğu için oyuncu sayısı da
neredeyse sabittir. Fakat kimi zaman neredeyse tüm köyün oyuna katıldığı da
olmaktadır. Hazırlık aşamasında iş birliği ve iş bölümü vardır. Bu iş bölümü, oyun
alanını ve malzemeleri hazırlama, makyaj yapma, oyun idareciliği yapma, ve oyunculuk
şeklindedir. Oyuncular genellikle köyün gençleri ya da orta yaşlılarıdır. Bunların içinde
en tecrübelisi oyunun temel karakterini de oynayarak bu şekilde oyunun yönetimini de
sağlamış olur. Oyun mekanının belli bir ölçüsü yoktur. Mekan, daha çok hava
durumuna göre belirlenir. Uygun havalarda köyün düz arazisinde oynanan oyunlar,
soğuk ya da yağışlı havalarda köyde bulunan en uygun kapalı mekanda oynanmaktadır.
Oyunda kullanılacak dekor, kostüm, aksesuar gibi malzemeler imece usulü
hazırlanmaktadır. Oynanacak tipin karakteristik özelliğini göstermek için yapılacak
makyaj yani yüz yazmada kadın makyaj malzemeleri kullanıldığı gibi, saç ve sakal için
pamuk, keçe, arap tipini yapmaya yüzü boyamak için kömür, is kullanılmaktadır.
Köy seyirlik oyunları, yurdun her yerinde görülen, çoğu zaman törensel nitelik
taşıyan toplumsal ve sosyal bir olaydır. Her yöre kendine özgü oyunlar ürettiği gibi,
ortak tema üzerine oynanan oyunlar, ağırlı oluşturmaktadır. Köy seyirlik oyunlarının
sergilenmesi, şehre uzak olan köylerde daha yaygındır. Kültürel olanaklara daha geç
sahip olan köyler, sahip oldukları geleneksel değerleri daha uzun süre korumaktadırlar.
Sivas da Anadolu’da köy seyirlik oyunlarını canlı halde sürdüren birkaç yöreden
birisidir. Yaptığımız yazılı kaynak taraması sonucunda Sivas yöresinden 23 tane köy
seyirlik oyunu tespit edilmiştir.
Sivas yöresinden derlenen oyunlara bakıldığında, uzunluk kısalık olarak
değişkenlik gösterdiği görülmektedir. Aynı oyun farklı yörede, farklı uzunlukta
oynanırken, aynı yörede farklı zamanda oynandığında da farklı uzunluk ortaya
çıkabilmektedir. Bunun nedeni aynı kanavanın üzerine doğaçlama oynanmasıdır
Oyunlar konu bakımından çeşitlilik gösterse de içlerinde yer alan ortak tema cinsellik
olarak kendini göstermektedir. Bazen de oyunların temel konusu cinsellik
olabilmektedir. Örneğin Madımak ile Tezek oyununda , Aşık oyununda konu cinsellik
üzerine kuruludur. Cinsellik kadın erkek ilişkisi şeklinde olduğu gibi, Namaz Kıldırma
oyununda olduğu gibi erkek erkeğe ilişki ya da Çepiç Teke, Çulluk Hindi oyunlarında
olduğu gibi hayvanların cinsel ilişki taklidi ile, Değirmen Döndürme oyununda olduğu
gibi de hayvanlarla insanların girdiği cinsel ilişki şeklinde de olabilmektedir. Sivas
köyleri de, diğer köyler gibi yaşamlarını oyunlarına yansıtmışlardır. İstekleri, zevkleri,
ihtiyaçları, meslekleri bu oyunlarda yer almıştır. Kimi oyunlarda okumanın değeri
anlatılırken, kimi oyunlarda yoksulluktan bal çalma konu edilmiştir. Evlilik, çift eşlilik,
ailenin önemi, değinilen konulardandır. Her şey bir doğallık içinde gösterilmiş, hatta
ölümün bile kaçınılmaz bir olay olduğu kabullenilmiş ve fazla üzüntüyle
karşılanmaması gerektiği işlenmiştir. Bunlar doğanın döngüsünü kabul etmiş olmanın
verdiği bir rahatlıktır.
Oyunların dili son derece canlı, yaşayan ve günlük dildir. Oyunların diyalogları
günlük konuşma dilinin rahatlığı içindedir. Oyuncular sanat kaygısına düşmedikleri
için, kanavaya uygun olarak içlerinden geldiği gibi konuşmaktadırlar. Bu da oyunlara
sıcaklık ve samimiyet katmaktadır. Kalıp sözler, yöresel ya da genel deyimler
kullanılmış, türkülerle oyunların durgunluğu giderilmiştir. Aslında hiçbir oyun durgun
değildir. Oyuncuların makyajları, oyun öncesi eğlence, oyun sırasında seyircilerin
katılımları durgunluğu ortadan kaldırmaktadır. Türküler ise oyunun ritmini
hızlandırmaktadır. Seçilen türküler de konuyla bağlantılıdır. Türkülerin, işlev olarak
önemli yer aldığı oyunlar özellikle sayalardır. Sayalar, bir kutlama töreni özelliği
taşıdıkları için türküler de bu amaca hizmet etmektedir.
Oyunların biçim ve üslubuna bakacak olursak, giriş, gelişme, sonuç bakımından
incelendiğinde, büyük bir çoğunluğunda tek cümleyle giriş yapıldığı görülmektedir.
Elimizdeki oyunlar yazılı kaynak taraması sonucu elde edilmiştir. Bu nedenle oyunların
anlatımı iki özellik göstermektedir. Ya derleyenin ağzından yazılmıştır ya da oyun
oynandığı şekliyle değiştirilmeden aynen yazılmıştır. Derleyenin ağzından nakledilen
oyunların dili ve anlatımı için bir şey söylemek mümkün olmamaktadır. Oyunlar
genellikle iki kişinin diyalogu üzerine kuruludur. Oyuncuların rol dağılımları
konusunda bir eşitlik söz konusu değildir. Çoğu zaman bir ya da iki cümleyle köy
halkının da oyuna katıldığı görülür. Kalıp tipler, ana tipler ve köylünün de katılımıyla
oyuncu kadrosu oldukça geniş olan oyunlarda dil esprili ve kinayelidir. Örneğin Ağaç
Biçme oyununda görünüşte yapılan iş ağaç biçmedir ve cümleler de ağaç biçme üzerine
kuruludur. Fakat cümleler öyle davranışlarla ifade edilmektedir ki her cümle aslında
erotizm içeren bir anlama bürünmektedir. Oyunda, oyuncunun erkeklik organı budak
olarak gösterilir ve uzunca bir konuşma bu budak üzerine yapılır, budak koparılmaya
çalışılır. Daha sonra ağaç olarak gösterilen oyuncu yere ters yatırılır, ağacın üzerine tam
uzanan bir diğer oyuncu da rendeleme işlemi yapar gibi gösterip aslında yapmak
istediği cinsel birleşmeyi anlatmaktadır. Bunu yaparken kullandığı cümleler hep ikincil
erotizm içeren anlamdadır. Dili oldukça sade olan Aşık Oyunu’nda iki çocuğun aşık
oynaması konu edilmektedir. Fakat burada da olay sonuçta cinselliğe bağlanıp kazanıp
kaybedenlerin babalarının hayvan benzetmeceli cinsel birleşme yapmasına karar verilir
ve uygulatılır. Çocuk oyunu şeklinde oynanmasına rağmen büyükler tarafından
oynandığı için dili son derece açık saçıktır. Madımak Tezek Oyunu da dil yönünden
oldukça açık olan oyunlardan birisidir. Oyunlar içinde erotizm öğesi taşımayan nadir
oyunlardan birisi Yemeni Kıyılama Oyunu’dur. Oyun yemeni tamiri üzerinedir, gülme
unsuru yemeni oyuncunun ayağından çıkarılmadan yapılması üzerine oluşturulmuştur.
Oyunları konularına göre gruplandıracak olursak :
1. Erotik oyunlar : Aşık Oyunu, Madımak Tezek Oyunu, Ağaç Biçme Oyunu, Çepiç
Teke Oyunu, Çulluk Hindi Oyunu, Dana Yayma Oyunu, Değirmen Döndürme
Oyunu, Namaz Kıldırma Oyunu,
2. Hayvan ve Eşya Taklidi Oyunlar : Çepiç Teke Oyunu, Çulluk Hindi Oyunu, Ağaç
Biçme Oyunu, Bezir Yağı Çıkarma Oyunu, Değirmen Döndürme Oyunu
3. Ölüp Dirilme Kız Kaçırma Oyunları : Bir Gelin Lazım Oyunu, Kız Kaçırma
Oyunu, Topal Oyunu, Saya, Saya Gezme, Şişman Oyunu
4. Mesleki Oyunlar : Dana Yayma Oyunu, Kalaycı Oyunu, Kalaylama Oyunu,
Yemeni Kıyılama Oyunu, Bezir Yağı Çıkarma Oyunu, Ağaç Biçme Oyunu, Bal
Alma Oyunu
5. Saya : Saya, Saya Gezme, Şişman Oyunu
Aynı oyun birden çok gruba girmektedir. Çünkü bir oyun içinde güncel hayat
içinde yer alan konular, tek bir konu çerçevesine sıkıştırılmadan ve doğaçlama
yapıldığı için verilebilmektedir.
Oyunları halk bilimsel yönden tek tek değerlendirecek olursak içinde yörenin
sosyo-kültürel yapısına ait pek çok öğe kendini göstermektedir.
Aşık Oyunu, yoğun bir erotizim öğesiyle yüklüdür. Bu erotizim hayvanların
çiftleşmelerinin oyuncular tarafından yansıtılması şeklindedir. Kişiler, köy
yaşamlarının içinde gördükleri bu çiftleşme şekliyle cinsel birleşme yapmaktadırlar.
Köy yaşamında hayvanların cinsel birleşmeleri sık görülen bir olay olduğundan, bunun
kalabalık önünde oynanması, uygulanması aykırı olarak görülmemektedir. Sosyal
hayat içinde çeşitli nedenlerden dolayı görülen kız kaçırma ve bu şekilde evlenme,
kişilerin sosyal özentileri (apartman katı isteme) gibi halkı ilgilendiren olay ve temalar
da oyunda yer almıştır. Aynı oyunun içinde çocukların oynadıkları aşık oyununu,
yörede bulunan azınlıkların isimlerini (Kirkor, Serkis) de görmekteyiz. Kalıp söz ve
deyimler, yöresel konuşma oyun içinde çokça kullanılmıştır (alırken iyi de verirken
mi kötü, erkek adamım erkekçe oynayalım, harçlık etmek, hile hurda yok, kıza
hovardalık, para pul, razı pazar aldım ben de, var bi bok işin nettin gene, utanmaz
perdesiz adam, it gibi vermek, bakak, bele şeyler yapma, cerbi, diyom, ederik, getti,
görmeyek, istiyon, neydek, yütülmek)
Ağaç Biçme Oyunu’nda yine cinsellik ön plandadır. Odunculuk zanaatı üzerine
kurulu olan oyun daha çok eyleme yönelik olduğu için konuşma azdır.
Bal Alma Oyunu’nda hırsızlık konu edilmiştir. Balcılık zanaatının üzerine kurulu
olan oyunda kalıp söz ve deyimler çok sık kullanılmıştır ( Allah be.., Allah onun
belasını vermiş, arayıp da bulamadığım bir iş, aslanım, başına kakıç, ben bu işten
yetişmeyim, tenezül etmek, biz bu balı yemeden başkasına haram, gözünü seveyim,
hafiften gidip işi keşliğe bırakmak, kim var kim yok, kulak misafiri olmak, kurban
olmak, parasız pulsuz kalmak, tam adamına çatmak, tartıp düşünmek, yiyen yiyene
gitmek).
Bezir Yağı Çıkarma Oyunu’nda, bezir yağı çıkarma işlemi detayıyla anlatılırken
yöresel bir meslek olan bezir yağcılığı da nasıl yapıldığı anlatılarak mesleğin tanıtımı
yapılmaktadır.
Bir Gelin Lazım Oyunu’nunda, köy seyirlik oyunlarının temel hareketlerinden
oyuncuların birbirine dayak atması en çok görülen eylemdir. Günlük yaşamın içinde
sık görülen bir eylem olduğu için, bu davranış seyirciler tarafından
yadırganmamaktadır. Yine sık görülen oyun tiplerinden Arap oyunun temel kişisidir.
Oyun, köy seyirlik oyunlarının karakteristik tiplerini barındırdığı gibi, karakteristik
eylemleri de göstermektedir ki bunların içinde önemli olan ölüp-dirilme olayı bu
oyunda yer almaktadır. Oyunda lakap takma olayı da yer almakta, tiplerden birine
Minti lakabı takılmaktadır.
Çepiç Teke Oyunu ve Çulluk Hindi Oyunu’nda hayvan taklitli cinsellik yine ön
plandadır. Burada oyuncular hayvan kılığındadır.Çepiç Teke Oyunu’nda tekerleme de
yer almaktadır( Benim sana verdiğim neydi?/ Yarım kete/ Sen bir çepiç ol, ben bir
kete).
Dana Yayma Oyunu’nda cinsellik kelimelerin ya yanlış söylenişine ya da
kelimenin mecaz anlamının erotik çağrışım yapması üzerine kuruludur (seni bir evde
oturturuk/ seni kelimesi sana şeklinde ima edilmekte sana’ya yakın söylenmektedir).
Dinsel öğe olarak murdar olmak yer almaktadır. Geçiş dönemlerinden doğumun da
anlatıldığı oyunda zanaat olarak çobanlık ele alınmıştır. Kelimelerin yanlış anlaşılması
sağlanarak erotik çağrışımlar oluşturulmuştur. Kalıp söz, deyim ve yöresel konuşma
oyunun bütününe hakimdir (acından kırılmak, Selamınaleyküm, Aleykümselam,
bualek tutmak, köyün en sakallısı, elim ayağım bir Mürsel’im, hakkını kesmek,
havanın karışması, turp gibi olmak, ahacık şurda, annacında, baş çıkar, bir urupluğa
arpa, de, diyo, gette sor, görüktü, murdarı da mismili de, sayak).
Değirmen Döndürme Oyunu’nda cinsellik, eşekle cinsel ilişkiye girme şeklinde
verilmiştir. Dinsel inanç öğesi olarak namaz kılma, namaz duaları, ezan okunması yer
almıştır. Günlük yaşamın içinde yer alan öğelerden de tarlayı icara vermek, ortak
çalıştırmak kavramları yer almıştır. Yöresel isimlerden Çepit oyun tiplerinden birinin
ismi olarak kullanılmıştır. Değirmencilik zanaatının yer aldığı oyunda, meslek
aletlerinden kereteden kötürgüden de bahsedilmektedir. Oyunda yöresel konuşma da
zengin bir şekilde yer almaktadır (arpa koyuyum, başına çepit, bu yannı mıdır?, depe,
donuz, dölbentten süzmek, icar, üyütmek). Gülme Oyunu’nda ise yöresel konuşma
olarak sadece (la) ünlem olarak yer almaktadır.
Hacı Baba Oyunu’nda güldürme unsuru olarak oturacakken altından tabure
çekmek, yüze un, su püskürtmek gibi şakalar yer almaktadır. Köy seyirlik oyunları
temel tiplerinden Arap, Gelin bu oyunun da temel tiplerindendir. Günlük hayat içinde
yer alan kızı kaçırıp onunla evlenme, hacı olma gibi olaylar yer almaktadır.
Hacca Gitme Oyunu’nda dinsel inanç öğesi olarak Hacc’a gitme yer alırken,
İstanbul’a Gitme Oyunu’nda iş ya da alış veriş için İstanbul’a gitme olayı ele
alınmıştır. Her iki oyunda da bir yere gidene sipariş verme vardır. Hacca Gitme
Oyunu’nda (Allah işini rast getirsin) kalıp sözüne rastlanmaktadır.
Kalaycı Oyunu’nda, geçiş dönemlerinden askere gitme ve ölüm konu edilmiştir.
Gülmece unsuru bir oyuncunun yellenmesi, konuşmaların yanlış anlaşılması (öte tarafa
gidiyor/eyi getsin nasılsa akşama gelir) ile sağlanmıştır. Yöresel isimler yanında
kullanılan lakaplar da yer almıştır (Çınar, Güllü, Döndü, gobel, Çınarın sümbülü, kenef
müdürü, pislik gülü, su bülbülü, yavuklu, züppe). Kaynana gelin ilişkisi oyunun içinde
yer alan önemli bir unsurdur. Çobanlık ve kalaycılık zanaatının işlendiği oyunda,
zanaatın aleti körük, usta çırak kavramı da ele alınmıştır. Sosyal özlem olarak da
astsubay olmanın ne kadar önemli olduğundan bahsedilmekte, şehirde yaşamış,
çalışmış kişinin paralı olduğu düşünülmekte, bu nedenle şehire gitmek özlem
olmaktadır. Köyde sürüsü olan delikanlının itibarının çok olması da gençlerin sürü
sahibi olma özlemini doğurmaktadır. Oyun uzun olduğu için kalıp sözler ve yöresel
konuşmalar yönünden oldukça zengindir (Allah’ın sevgili kuluymuş ki dünyada
çekmeden öldü, Allah rahmet eylesin, Allah geride kalanlara ömür versin, arkasına
nişadır sürülmüş eşek, avrat dadlıdır, başın sağolsun, ağzını açıp dinlemek, bi yol
uğramak, büyükşehir görmüş olmak, biz zevkimize bakalım, çalışan kazanır, çek şimdi
acısını, de Allah aşkına, dilinin altında bir şey olmak, ekmek parası, ekmeğini
kazanmak, gusura bakmak, golay gelsin usta, içten sevinmek, miyadı dolmak, halt
etmek, ömrü bu gadarmış, öbür tarafa gitmek, selamınaleyküm, aleykümselam, sıkılma
çekinecek ne var, üstüne düşmek, yaşı dolmak, ağnamam, yoğsam, döl, ehbap, emme,
nasılsam, gah, heç, gözel, gapdırırıh, mehelsimek). Oyunda türkü olarak söylenen iki
de dörtlük yer almaktadır :
I.
Bakır kaplar kalaylansın
Şu odada bir mum yansın
Uyuyan bahtım uyansın
Ah ana beni eversene, ana beni eversene
II.
Kalaycılar kalay yapar
Bakırları gümüş yapar
Ana, ana niye verdin beni kalaycıya
Kap kalaylamıyor, yama yamıyor vay...vay......
Kap Kalaylama Oyunu’nda geçiş dönemlerinden ölüm ele alınmıştır. Kalaycılık
zanaatının konu edinildiği oyunda, günlük yaşamın içinde karşılaşılan iki kadınla evli
olma, çırak, usta, müşteri ilişkisi, anne, baba, gelin ilişkisi de yer almaktadır. Kalıp
sözler ve yöresel söyleyiş yönünden oyun oldukça zengindir(harmandan harmana
gitmek, helal kazan helal ye, eysi sağlık, getir gene yaparık, kalay mı aşılıyon metel mi
çalıyon, o yanna atak hele, sesi neye çıhmıyor heç).
Kız Kaçırma Oyunu’nda dayak atma ve dans etme gibi gülmece unsurları
kullanılırken, seyirlik köy oyunlarının temel tipi Arap ve Dede de oyunda temel unsur
niteliğindedir. Oyunda günlük hayat içinde yer alan kız kaçırarak evlenme olayı da yer
almaktadır.
Madımak Tezek Oyunu’nda cinsellik ön plandadır. Evlenmek isteyen yetişkin iki
kız kardeş ve evlilik isteği konu edinilmiştir. Belirli bir yaşa gelindiğinde cinsel
isteklerin olması ve bunu tatmin yolu anlatılırken mizah önemli bir öğe olarak
kullanılmıştır (hararetin varsa bir sürümde ne kadar yen, ya bacı acık iştahım var sen
üç tutamı yiyince ben senden gelişatlıyım). Geçiş dönemlerinden evliliği ele alırken,
günlük yaşamin içinden de köy yaşamında akşam davarın gelmesi, ağıla götürülmesi,
madımak ve tezek toplamak, çeyiz parası biriktirmek konu edilmiştir. Çobanlık
zanaatının da yer aldığı oyun uzun olduğu için kalıp söz, deyim ve yöresel konuşma
çok fazla yer almıştır (Allah’ını seversen, ne yüzle varmak, babayiğit, bir madımak var
ki deve ayağı gibi, gelişatlı olmak, hararetli olmak, iki satır konuşmak, kocaya varmak,
kendini maniye söze vermek, vız gelip tırıs gitmek, alak eve gelek, anamıza diyek,
abovv, ben neydecem, dutam, ey nedek, heç, niyetleniyom). Oyunda konuya uygun iki
tane de türkü de yer almaktadır :
I.
Madımak oylum oylum
Geliyor civan boylum
Civan boylum gelirse
Şen olur benim gönlüm
Canım madımak kız madımak
Kuş kuş yemlik kız madımak
Ebelik yemlik kız madımak
Gavurun kızı dön beri bak
Madımak eker oldum
Madımak eker oldum
Balınan şeker oldum
Dünyada ettiğimi ahrette çeker oldum
II.
Yüksek minareden attım kendimi
Yüksek minareden attım kendimi
Çok ağladım bulamadım kendimi
Çok ağladım bulamadım kendimi
Yar üstüne yar sevmedim el gibi
Namaz Kıldırma Oyunu’nda cami hocası ile köylü arasındaki ilişki ele alınırken,
cemaatla namaz kılma, namaz kılarken yapılacak davranışlar anlatılmıştır. Hocanın
cemaatti oynayan oyunculara tek tek namaz kılmayı gösterirken yaptığı erotik
hareketler oyunun mizah unsurunu oluşturmuştur.
Üç tane Saya oyunu vardır. Bunlara Saya Gezmek de denilmektedir. Halk arasında
davarın yüzünü görmek de denilen saya, her yıl koyunların kuzulamalarına 50 gün kala

yani şubat ayının 21 ile 28’inde yapılan tören de diyebileceğimiz köy
eğlencesidir(7)(8). Amaç koyunların rahat kuzulamalarını , sütlerinin bol ve bereketli
olmasını dilemektir. Belirli gün içinde köyün delikanlıları saya gezmek için toplanırlar.
İçlerinden birini kahya seçerler. Onun görevi bütün işleri organize etmektir. Sayanın
genel oyun tipleri Arap, Gelin, Muhtar, Tilki, Şişman’dır. Genellikle kahya seçilen kişi
Arap tipini oynamaktadır. Saya oyunları ölüp-dirilme motifi üzerine kurulmuştur.
Oyunlarda ya gelin ölüp, Arap’ın gayretiyle dirilmesi şeklinde ya da Arap’ın ölüp
Gelin’in ağlayıp Arap’ı diriltmesi şeklinde olur. Bazen de Tilki ölür, Gelin, Tilki’nin
ağzına evlerden toplanmış yemişlerden vererek, onun dirilmesini sağlar. Kimi zaman
da köyün delikanlıları Gelin’i kaçırırlar. Saya oyunu başladığında oyun tipleri,
kostümlerini giyerek, türküler eşliğinde evlere baskın niteliğinde girerler büyük bir
gürültü ve telaş içinde girilen evlerden yiyecek alınır. Yiyecek istenirken ve alındıktan
sonra grup tarafından “Alaaa Heeeey” diye nara atılır. Yiyecekler un, bulgur, yağ,
yumurta vs. dır. Bu yiyecekler köyün meydanında toplanıp pişirilerek türküler, şarkılar
eşliğinde, yakılmış ateşin etrafında yenir. Saya gezilirken söylenen türkülerden bazıları
şunlardır :
I.
Hey! Kayadan.... kayadan....
Yılan aktı kayadan
Açlığımızdan gelmedik
Oyunumuz vardı Saya’dan
(Töremiz vardı Saya’dan)
Alaheyyy diyelim arkadaşlar
Alaheyyy!
Hey! Hu muydu hu muydu?
Ayran mıydı, su muydu?
Elden ele geldiğimiz
......... Ağa’nın evi bu muydu?
Alaheyyy diyelim arkadaşlar
Alaheyyy!
Davarın yüzü yetti
Kuzunun tüyü bitti
Ne kaldı, ne kalmadı?
50 gün kaldı, kalmadı
Alahey diyelim arkadaşlar
Alaheyyy!
II.
Çatma çattım çatmaya
Çatma yere batmaya
Yağ vermeyen avratlar
Kocası ile yatmaya
III.
Ne kaldı ne kaldı
Elli gün kaldı
Faşır faşır sağarlar
Gümbür gümbür yayarlar
Şu oğlumuza şu kızımıza diye sayarlar
Topal Tahta Oyunu’nu kız kaçırma, ölüp-ölüp dirilme motifi üzerine kurulmuştur.
Geçiş dönemlerinden evlilik anlatılırken, düğün içinde yer alan kişiler(sağdıç) ve
düğünün merasimsel işleyişi ve mizah unsuru olarak da gelini kaçırma yer almıştır.
Bacağa takılan tahta ile topal taklidinin yapılması da toplumun sakata bakış açısını
değerlendirmektedir.
Yemeni Kıyılama Oyunu’unda yemenicilik zanaatı konu edilmiştir. Usta-çırak
ilişkisi etrafında gelişen oyunda oyuncular genellikle bu işi bilen kişilerden seçildikleri
için, yemeninin tamirinin nasıl yapıldığı da ayrıntılı olarak verilmektedir. Usta musta
değil sadece/ çırakların eline versin ağustosta tekerlemesinin de yer aldığı oyunda
kalıp söz ve deyim oldukça çok olarak kullanılmıştır(Selaminaleyküm, Aleykümselam,
bu kadar ustaya avele ettirmek el şaşkınlığına delalet etmek demektir, çiviler muhkem
olsun yerinde, fazla baş ağrıtan işler, usta usta diye keçi bucuğuna derler).
SONUÇ:
Bugün sahip olduğumuz her kültürel değer, kökenini kimi zaman yüzlerce yıl
öncesine ve birden fazla coğrafyaya dayamaktadır. Köy seyirlik oyunları da Orta
Asya’dan Anadolu’ya, beyliklerden imparatorluğa, imparatorluktan, cumhuriyete
Türklerin tarihsel, kültürel süreçleri içinde yüzlerce yıldan, binlerce kilometreden
günümüze kadar varlığını etkilenerek, etkileyerek, geliştirerek sürdürmüştür. Orta
Asya’da sığır ve şölen törenleri Türk kültürünün içindeki dram sanatının kaynağını
oluşturmuştur. Anadolu’ya gelen Türkler, İslâmiyet’in, eski Anadolu uygarlıklarının,
imparatorluğun etkileriyle, köy seyirlik oyunlarının biçim ve içeriğini geliştirip
zenginleştirmişlerdir.
Günümüzde oynanma yaygınlığı azalan köy seyirlik oyunları, varlığını canlı
olarak Anadolu’nun birkaç yerinde korunmaktadır. Sivas, köy seyirlik oyunlarının
gittikçe daha az oynanmasına rağmen, hala kültürünün içinde oyun çıkarmayı yaşatan
yörelerimizdendir. Özellikle yılın belirli günlerinde oynanan oyunlar, yöre kültürünü,
sosyo-ekonomik yapısını, hayata bakış açısını, yaşam tarzını, yöresel konuşma biçimini
yansıtarak yörenin kendini anlatmasını sağlamaktadır. Kadın- erkek arasında kaç-göç
olayı fazla olmadığından, günlük hayatın içinde hayvanların da insanlar kadar önemli
rolleri olmasından, bu nedenle hayvanların her türlü davranışlarının çok erken yaşlardan
itibaren görülmesinden ve oyunların kendi doğasından gelen rahatlıktan dolayı Sivas
yöresi oyunlarında erotizmi ağırlıklı olarak görmekteyiz. Doğayla iç içe olan yaşam,
doğanın kurallarını da yasaklamadan kabul etmeyi getirmiştir. Bu nedenle oyunlarda
cinsellik, kimi zaman kelime oyunları ile verilirken, çoğu zaman cinsel birleşmenin
taklidi şeklinde de kendini göstermektedir. İnsan hayatında ne varsa, oyunlarda da
bunlar vardır. Yörede sık rastlanılan geçim kaynakları çobanlık, değirmencilik, hocalık,
yemeni tamirciliği, kalaycılık, bezir yağcılığı zanaatlar olarak yer almaktadır. Çocuk
oyunları, tekerlemeler, türküler, atasözleri, deyimler, kalıp sözler, yöresel söyleyişler,
geçiş dönemleri ve bu dönemde uygulanan törenler, dinsel inançlar, yöre sebzeleri,
yemekleri, gelin-kaynana ilişkisi, iki eşlilik gibi geleneğin, inancın, günlük yaşamın
içinde insanı ilgilendiren her kavrama köy seyirlik oyunları ayna tutmaktadır. Bunu
yaparken geleneğin aktarımını, sosyal kuralları davranış biçimlerini de göstererek
eğlendirirken eğitmek işlevini de taşımaktadır. Bezin yağının çıkarılması, yemeninin
tamiri yapılırken zanaatların tanıtımı yapıldığı kadar, gençlere meslek kapıları da
gösterilmektedir. İki eşlilikte, gelin-kaynana , hoca-cemaat ilişkisinde yapılması ve
yapılmaması istenen davranışlar didaktik olmadan izleyenlere verilmektedir.
Sivas, metropolleşmenin daha ağır yaşandığı bir yöre olması nedeniyle köy
seyirlik oyunlarını hala bünyesinde barındırmaktadır. Bu nedenle de oyunlarda yörenin
halk kültürü kendini oyunlarda gösterebilmektedir.
DİPNOTLAR:
1.
ELÇİN, Şükrü(1977): Anadolu Köy Orta Oyunları, Ankara, Türk Kültürü Araştırmaları
Enstitüsü Yayınları, s.33
2.
AND, Metin(1985): Geleneksel Türk Tiyatrosu, İstanbul, İnkılâp Kitabevi, s.9
3.
AND: A.g.e., s.10
4.
AND: A.g.e., s.11
5.
ÇAĞIMLAR, Zekiye(1990): Sivas Yöresi Köy Seyirlik Oyunlarında Halk Bilimsel
Öğeler, Adana, Çukurova Üni. Fen- Edebiyat Fak. Bitirme Tezi, s.13
6.
ÇAĞIMLAR: Ag.t., s.15
7.
ÇAĞIMLAR: A.g.t., s.16
8.
ELÇİN, Şükrü(1977): Anadolu Köy Orta Oyunları, Ankara, Türk Kültürü Araştırmaları
Enstitüsü Yayınları, s.42
OYUNLARIN ALINDIĞI KAYNAKLAR:
1. Ağaç Biçme Oyunu, Bal Alma Oyunu, Bezir Yağı Çıkarma Oyunu, Çepiç Teke Oyunu, Çulluk
Hindi Oyunu, Hacca Gitme Oyunu, Kap Kalaylama Oyunu, Şişman Oyunu : (Sivas, Şarkışla,
Gümüştepe Köyü), Nurhan Karadağ(1978), Köy Seyirlik Oyunları, Türkiye İş Bankası Kültür
Yayınları
2. Aşık Oyunu, Dana Yayma Oyunu, Değirmen Döndürme Oyunu, Gülme Oyunu, Kalaycı
Oyunu, Madımak İle Tezek Oyunu, Namaz Kıldırma Oyunu, Saya Gezme, Yemeni Kıyılama
Oyunu: (Sivas, Şarkışla, Gümüştepe Köyü), Nurhan Karadağ(1975), Tiyatro Araştırmalar
Dergisi, Dramatik Köylü Oyunları Özel Sayısı, Ankara Üni. D.T.C.F. Tiyatro Araştırmaları
Enstitüsü Yayınları
3. Bir Gelin Lazım Oyunu, Hacı Baba Oyunu, Kız Kaçırma Oyunu, Topal Tahta Oyunu: (Sivas,
Ortakent, Küplüce Köyü), Metin And(1985), Geleneksel Türk Tiyatrosu, İnkılâp Kitabevi
__________________
kocone****halkoyunlarimiz.com

HALK OYUNLARININ İNTERNETTEKİ TEK ADRESİ [Yalnızca Kayıtlı Üyeler Linkleri Görebilir. Tıklayarak Kayıt Olunuz...]
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler Arama

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sivas Yöresi Müzikleri UYGARTÜRK Halay Müzikleri 4 23.01.12 18:46
Sivas Yöresi Kostümleri Hakkında Genel Bilgi HalkOyunlarımız Halay Kostümleri 4 02.01.11 21:38
Kırşehir Yöresi Düğünlerde Yapılan Seyirlik Oyunlar UYGARTÜRK Seyirlik Oyunlar Yazılar 0 08.10.08 05:46
Sivas Yöresi Hakkında eken58 Sivas İle İlgili Yazılar 10 30.04.08 16:00
Kars Yöresi Seyirlik Oyunları HalkOyunlarımız Seyirlik Oyunlar Yazılar 0 11.05.07 00:01


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 04:22.
Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Design By Htworks.Net Licenced To Türk halk oyunları Halk Oyunları Halk Oyun Halk Müziği Halk Dansları Folklor Efe Seymen Zeybek Kızan Kafkas Kolbastı
videos - sinema izle - film izle